[cf7-simple-turnstile]

    U t k u   O r c u n   G e z i c i
    Metalurji | Malzeme | Modelleme | Simülasyon

    İlk bilgisayarım 1998 yılında evimize gelmişti. Kocaman bir monitör, ağır bir kasa ve toplu, gürültülü bir mouse ile hayatımıza girmişti. O dönem için bilgisayara sahip olmak çok büyük bir ayrıcalıktı. Sabit diskim sadece 8 GB, RAM’im ise 128 MB’tı. Bugün geldiğimiz noktada 32 GB RAM bile yetersiz gelebiliyor.

    Bilgisayarla erken yaşta tanışmam, teknolojiyi yakından takip etmeme vesile oldu. Bir noktadan sonra sadece kullanıcı olmak bana yetmedi; kendi programlarımı yazmak istedim. O dönemde programlama öğrenmek bugünkü kadar kolay değildi. Kaynaklar sınırlıydı, internet henüz bu kadar yaygın değildi. Bu nedenle özel bir kursa yazıldım ve C# öğrenmeye başladım.

    İlk tecrübemde fark ettiğim şey, teori ile pratik arasında ciddi bir fark olduğuydu. Matematiksel düşünme kabiliyeti çok işime yarıyordu. Bir mühendis adayı olarak “gerçek dünyayı” kodlarla simüle edebilmenin büyüsünü fark ettim.

    Ancak lisans döneminde derslerin yoğunluğu ve uzmanlaşma çabaları nedeniyle programlama ile yeterince ilgilenemedim. Buna rağmen programlama mantığını, algoritma kurmayı ve bilgisayarların nasıl çalıştığını kavramış olmam, kullandığım yazılımları çok daha iyi anlamamı sağladı.

    Yüksek lisans dönemimde yapay zeka (YZ) bugünkü kadar yaygın değildi. Yine de bu alanın gelecekte neler başarabileceğini hissediyordum. Tezimde yapay zeka kullanmaya karar verdim ve yapay sinir ağları (Neural Networks) ile bir model geliştirmeye çalıştım. Bu süreçte Python ile tanıştım. Zaten ara sıra bu dile bakıyordum ama her yapay zeka kütüphanesinin bir Python modülü olduğunu görünce bu dilin gelecekte vazgeçilmez olacağını anladım. Python’a başladığımda Python 3 henüz yeni çıkmıştı ve forumlarda “Python 2.7 mi, Python 3 mü?” tartışmaları dönüyordu. Ben de ilk kodlarımı 2.7’de yazdım. Sonrasında Python 3 standardı oturdu ve 2.7 tarih oldu.

    Doktora döneminde yeniden programlama, modelleme ve simülasyon üzerine eğildim. Python ekosistemi inanılmaz gelişmişti, yapay zeka ise bambaşka bir seviyeye ulaşmıştı. Önceleri uzman sistemlerin yaptığı işleri yapay zeka devraldı, ardından ChatGPT gibi “general AI” araçları hayatımıza girdi.

    Tam yeni diller öğrenmek çok kolaylaştı derken yapay zekanın küçük projeleri baştan sona yazabildiğini gördük. İnsanlar, “Artık programlama öldü, junior developer kavramı tarihe karışacak” demeye başladı. Bu söylemler, programlamaya yeni başlayanlarda motivasyon kaybına yol açtı.

    Bir yandan “clean code” yazmanın önemi vurgulanırken, diğer yandan “vibe coding” gibi yaklaşımlar ortaya çıktı: Prompt yazarak ciddi projeler geliştirmek mümkün hale geldi. Bu da şu soruyu tekrar tekrar gündeme taşıdı: “Yapay zeka çağında programlama öğrenmeye gerçekten gerek var mı?” Özellikle teknik altyapısı olmayan kişiler “No Code” akımına atladı.

    Ben bu soruya iki farklı açıdan yaklaşıyorum:

    1. Genel Kodlama

    Herkesin aklına gelen klasik projeler –örneğin “To-Do List” uygulamaları– için programlama gerçekten “hasta adam” konumuna düşmüş olabilir. Bu tarz basit projeleri yapay zeka çok kolay şekilde oluşturabiliyor.

    2. Teknik Kodlama

    Ancak teknik kodlama yapanlar –yani yaptıkları işi geliştirmek için programlama kullananlar– için programlama hala kritik bir beceri. Üstelik önemi giderek artıyor.

    Teknik kodlamadan kastım; araştırma alanınızı, mühendislik probleminizi veya kendi uzmanlık sahalarınızı yazılımla desteklemek. Bu noktada Python’ın gücü devreye giriyor. Çünkü:

    • Çalışmalarınızı zenginleştirmek için binlerce Python kütüphanesi mevcut.
    • Veri analizi, simülasyon, modelleme gibi işler için güçlü araçlar sunuyor.
    • JSON, NumPy, Pandas, Matplotlib gibi temel kütüphaneleri bilmek, araştırmalarınızda çok fark yaratıyor.

    Evet, yapay zeka burada da size yardımcı olabilir. Ancak genel kodlamada olduğu kadar başarılı değil. Kullandığınız modülün sürümünü yanlış verebilir ya da “halüsinasyon” görebilir. İşte burada kendi temel bilginiz devreye giriyor. Temelleri bilirseniz, yapay zekayı daha iyi yönlendirebilir ve verimli bir işbirliği kurabilirsiniz.

    Sonuç

    Yapay zeka çağında programlama “ölmedi.” Aksine, doğru kullananlar için çok daha güçlü bir araç haline geldi. Yapay zeka size hız ve kolaylık sağlarken, temel programlama bilgisi sizi her zaman bir adım öne taşıyor.

    Kısacası, programlama öğrenmek hala gerekli. Sadece “hangi dili öğrenmeliyim?” sorusunu değil, “alanıma uygun hangi araç ve kütüphaneleri öğrenmeliyim?” sorusunu da sormak gerekiyor.

    Eğer araştırmacıysanız, mühendisseniz ya da kendi alanınızda derinleşmek istiyorsanız; Python başta olmak üzere temel bir programlama bilgisine mutlaka sahip olun. Yapay zeka sizin yanınızda güçlü bir dost olacaktır.